Pembe Kurdela
--------------------------------------------------------------------------------
Orta yaşlı ve düzgün giyimli bir adam sessizce kafeye girerek köşedeki masaya oturur . Garsona sipariş vermek için beklerken yan masadaki gençlerin kendisine bakarak güldüklerini fark eder . Belli ki yakasına taktığı küçük pembe kurdele şeklindeki rozetine gülmektedirler . Bu alaylı bakışları görmezden gelen adam yan masadakilerin bu ısrarlı sırıtmalarına dayanamayarak elini lacivert ceketinin yakasındaki rozete götürerek ,
"Bu mu?" diye bakışlarıyla sorar . Bunun üzerine yan masadakiler yüksek sesle gülerek ,
"Küçük güzel pembe kurdeleniz lacivert ceketinize pek te yakışmış !"diyerek sırıtmaya devam ederler . Orta yaşlı adam yan masadan bu sözü söyleyen delikanlıya dönerek ,
"Lütfen masama buyurun bunu tartışalım" der .
Biraz önce tüm sevimsizliğiyle sırıtan delikanlı sebebini anlayamadığı bir utanma ve sıkıntı hissine kapılsa da gelip masaya oturur . Orta yaşlı anlayışlı ve yumuşak bir sesle ,
"Bu rozet tüm dünyada , içinde olduğumuz Ekim ayında , kadınların göğüs kanseri bilincini yaygınlaştırmayı ifade ediyor . Ben bu rozeti annemin adına takıyorum ." der . Bu açıklama karşısında şaşkınlaşan delikanlı ,
"Çok üzüldüm , anneniz göğüs kanserinden mi öldü ? diye sorar .
"Hayır" diye cevaplar orta yaşlı adam , "Annem sağ , ama beni bebekliğimde göğüsüyle besledi . Bu yüzden annemin göğüsü için ve sağlığı için Tanrı' ya şükür ediyorum" diye devam eder .
" hımm" diye kekeler delikanlı . "Peki"
"Bu rozeti karım için takıyorum" diye devam eder orta yaşlı adam .
"Karınız da herhalde iyi ?" diye sorar delikanlı .
"Evet , evet" diye cevaplar orta yaşlı adam. "Karımın göğüsü her ikimiz için aşk ve sevgi kaynağı olmuştur her zaman , ayrıca 23 yıl önce sevgili kızımızı beslemiştir göğüsüyle . Karımın göğüsü ve sağlığı için de Tanrı' ya şükür ediyorum" diye devam eder .
" Sanırım kızınızın sağlığı için de takıyorsunuz ?" diye sorar delikanlı .
"Hayır" diye cevaplar orta yaşlı adam üzüntüyle . "Kızımı bir ay önce göğüs kanseri nedeniyle kaybettik . Yaşının çok genç olduğunu düşünerek ihmal etmiş göğüsünde fark ettiği kitleyi , bu nedenle geç kaldık" .
Genç delikanlı , yüzündeki utangaç ve üzüntülü bir ifadeyle
"Çok üzgünüm beyim özür dilerim" der .
"Kızımın anısına öğünerek takıyorum bu küçük pembe kurdeleyi . Bu sayede çevremdekileri de aydınlatabiliyorum . Şimdi evine git ve karınla , kızınla , annenle konuş" diye devam eder orta yaşlı adam , yavaşça elini cebine uzanarak çıkardığı küçük pembe kurdele rozetini uzatırken . Delikanlı yavaşça öne uzanarak
"Yardım edebilir misiniz ?" diye mahcup mahcup sorar ...
Ekim ayı , göğüs sağlığı bilincini geliştirme ayı . 40 yaşına gelen her kadın her yıl bir defa muayene olmalı ve mamografi denilen göğüs filmini çektirmeli , bunu çevresindeki kadınlara da anlatarak onları bu konuda teşvik etmeli . Saygılarımızla , size ve tüm kadınlara sağlıklı günler dileğiyle ,
__________________
Patates, Yumurta ve Kahve
--------------------------------------------------------------------------------
Bir zamanlar, her şeyden sürekli şikayet eden; Her gün hayatinin ne kadar berbat olduğundan yakınan bir kız vardı Hayat, ona göre, çok kötüydü ve sürekli savaşmaktan, mücadele etmekten yorulmuştu.
Bir problemi çözer çözmez, bir yenisi çıkıyordu karşısına.
Genç kızın bu yakınmaları karşısında, mesleği aşçılık olan babası ona bir hayat dersi vermeye niyetlendi.
Bir gün onu mutfağa götürdü.
Üç ayrı cezveyi suyla doldurdu ve ateşin üzerine koydu.
Cezvelerdeki sular kaynamaya başlayınca, Bir cezveye bir patates, diğerine bir yumurta, sonuncusuna da kahve çekirdeklerini koydu Daha sonra kızına tek kelime etmeden, beklemeye başladı.
Kızı da hiçbir şey anlamadığı bu faaliyeti seyrediyor ve sonunda karşılaşacağı şeyi görmeyi bekliyordu.
Ama o kadar sabırsızdı ki, sızlanmaya ve daha ne kadar bekleyeceklerini sormaya başladı.
Babası onun bu ısrarlı sorularına cevap vermedi.
Yirmi dakika sonra, adam cezvelerin altındaki ateşi kapattı.
Birinci cezveden patatesi çıkardı ve bir tabağa koydu.
İkincisinden yumurtayı çıkardı.
Daha sonra son cezvedeki kahveyi bir fincana boşalttı.
Kızına dönerek sordu: - "Ne görüyorsun ?"
"Patates, yumurta ve kahve" diye alaylı bir cevap verdi kızı.
"Daha yakından bak bir de" dedi baba , "patatese dokun."
Kız denileni yaptı ve patatesin yumuşamış olduğunu söyledi.
"Ayni şekilde, yumurtayı da incele". Kız, kabuğunu soyduğu yumurtanın katılaştığını gördü.
En sonunda, kızının kahveden bir yudum almasını söyledi.
Söylenileni yapan kızın yüzüne, kahvenin nefis tadıyla bir gülümseme yayıldı.
Ama yine de bütün bunlardan bir şey anlamamıştı "Bütün bunlar ne anlama geliyor baba? "
Babası, patatesin de, yumurtanın da, kahve çekirdeklerinin de ayni sıkıntıyı yaşadıklarını, yani kaynar suyun içinde kaldıklarını anlattı.
Ama her biri bu sıkıntı karşısında farklı farklı tepkiler vermişlerdi.
Patates daha önce sert, güçlü ve tavizsiz görünürken, kaynar suyun içine girince yumuşamış ve güçten düşmüştü.
Yumurta ise çok kırılgandı; dışındaki ince kabuğun içindeki sıvıyı koruyordu. Ama kaynar suda kalınca, yumurta sertleşmiş katılaşmıştı.
Ancak kahve çekirdekleri bambaşkaydı. Kaynar suyun içinde kalınca, kendileri değiştiği gibi suyu da değiştirmişlerdi ve ortaya tamamen yeni bir şey çıkmıştı.
"Sen hangisisin" diye sordu kızına.
"Bir sıkıntı kapını çaldığında nasıl tepki vereceksin?"
"Patates gibi yumuşayıp ezilecek misin? "
"Yumurta gibi, kalbini mi katılaştıracakcaksın? "
"Yoksa, Kahve çekirdekleri gibi, başına gelen her olayın duygularını olgunlaştırmasına ve hayatına ayrı bir tat katmasına izin mi vereceksin "
Siz Hangisisiniz.........?
_________________

